Habercininyeri

İrfan Değirmenci’den Hülya Koçyiğit’e Bomba Kapak

İrfan Değirmenci’den Hülya Koçyiğit’e Bomba Kapak
  • Genel / Gündem
  • 02 Nisan 2018
  • İrfan Değirmenci’den Hülya Koçyiğit’e Bomba Kapak için yorumlar kapalı
  • 5.070 KEZ OKUNDU

Gazeteci İrfan Değirmenci Konyaaltı plajının işletme hakkının Hülya Koçyiğit’in damadına verilmesini sert sözlerle eleştirdi. Tek kişilik ihale ile verilen sahilin çocukluğu için önemine işaret eden Değirmenci Hülya Koçyiğit için çok sert eleştirilerde bulundu.

Anlayana bir kaya gibi ağır eleştiriler şöyle;

Ailece sahilde geçirilmiş bir gün yeryüzü cennetinde yıkanmak gibidir. Bizim cenneti işletme hakkını kadın evliya Rabia’nın unutulmaz oyuncusu Hülya Koçyiğit’in damadına verdiler geçen hafta.

Susuz Yaz’ın başrol oyuncusunu Rabia filmiyle anmak biraz haksızlık mı oldu? Hak yememeye çok önem veririm ben.

Aşık Mahzuni Şerif, Hakk’a yürüdüğünde Star Televizyonu Ankara bürosunda muhabirlik yapıyordum. Hacıbektaş’a gidip cenaze töreninin haberini yapmıştım. Tören sırasında öfkeli biri, sandalyenin tepesine çıkmış, beni işaret edip, ‘magazinciye bakın. Ne hakla geldiniz buraya? Yaşarken neredeydiniz?’ diye bağırıyordu. Sandalye tepesindeki kişi öfkelenmekte haklıydı aslında. Tepkisi halkın kültürüne yabancılaşmış medyayaydı, benim şahsıma değil elimde tuttuğum mikrofonun temsil ettiği şeyeydi. Hem beni tanımazdı bile bana bağıran kişi ama ben O’nu tanıyordum. Herkes tanıyordu. O, İlyas Salman’dı. İlyas Salman bana bugün de bağırabilir isterse, üzerimde hakkı var. Sadece Sefil Bilo’yu canlandırdığı için bile hakkı var üzerimde. Ya da rahmetli Kemal Sunal yaşasa bana istediğini söyleyebilirdi. Aziz Nesin’in unutulmaz Zübük karakterini ete kemiğe büründürdüğü için bile hakkı var üzerimde. Tarık Akan yaşasaydı da ağzına geleni saysaydı keşke herkesin önünde bana. O’nun da üzerimizde hakkı olduğunu düşünüyorum. Çünkü O, Yeşilçam’ın yakışıklı Damat Ferit’i olarak kalmayı değil Silivri zindanında haksızlığa uğrayanları savunmak üzere bariyerlere yaslanan kahraman Tarık Akan olmayı tercih etti. Sinemamızın sultanı Türkan Şoray, üzsün beni herkesin içinde. Bir replik için bile üzerimde hakkı var. ‘Sevgi neydi? Sevgi emekti’ dediği o filmi bile yeter. Fatma Girik isterse tükürsün suratıma. Onlar, hiçbir zaman güçlünün sofrasında süs olmayı seçmediler. Hep halkın ve haklının yanında durdular. Ama kusura bakmasın yıllarca filmlerini seyredenler ve onların çocukları, torunları ağır baskılar altında inim inim inlerken, ağzını açanın sırtına sopalar inerken, ‘Bu ülkede özgürlük sorunu yok. Aksine herkes fazla özgür’ açıklaması yapan, yarattığı Rabia illüzyonuyla oturduğu sofralarda bu devrin muktedirinden kendisi ve damatları için iş isteyen kayınvalidenin hakkı yok artık üzerimizde. İşletsin bakalım çocukluğumun plajını damat Alkoçlar. Kapıda fahiş bilet parası da kessin üzerine. Ayırsınlar kadın kısmı erkek kısmı diye sahili olmazsa.

Canı sıkılır tek başına girdiği ihaleyi O’na verenlerin günün birinde. Yerli turisti de almasınlar hatta içeri. Zengin Arap turistler, sırtlarını Toroslara verip nargile keyfi yapsınlar Akdeniz manzarasına karşı. Paranıza para katın damatlar. Ziyade olsun hababam yeyin, ay ne olursunuz bir daha yeyin! A bak Gülliye düştü şimdi de aklıma. Çok sevdiğim Gülşen Bubikoğlu’nun da hakkı var üzerimde. Yoksa taa Amerika’dan yazıp hepimizi korkaklıkla suçlayan uyanık damada da söyleyecek bir çift lafım vardı.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ