Habercininyeri

BÖYLESİ NE GÖRÜLDÜ, NE DUYULDU ! TIP DÜNYASI ŞOKTA BUNU KONUŞUYOR!

BÖYLESİ NE GÖRÜLDÜ, NE DUYULDU ! TIP DÜNYASI ŞOKTA BUNU KONUŞUYOR!

BÖYLESİ NE GÖRÜLDÜ, NE DUYULDU ! TIP DÜNYASI ŞOKTA BUNU KONUŞUYOR!

Brezilya’da elini makineye kaptıran bir işçinin enfeksiyon kapmaması için oldukça ilginç bir yönteme başvuruldu.Adamın eli karın boşluğuna dikildi. Carlos Mariotti 2 ay boyunca bu şekilde yaşayacak.Plastik fabrikasında makine operatörü olan Carlos Mariotti isimli adam geçirdiği iş kazası sonucu elini kaybetmemek için doktorları adamın elini karın boşluğuna dikti.
42 yaşındaki adam 2 ay boyunca bu şekilde yaşayacak. Mariotti korkunç kazada elini kaptırınca iki parmağını kaybetmiş sol elinin büyük bir kısmını da yakmıştı.Elinde çok az deri kalan Mariotti için doktorlar tıp dünyasını şaşkına çeviren bir yönteme başvurdu.Mariotti’nin eli çok çabuk mikrop kapma riskine karşı karın boşluğuna dikildi. Talihsiz adam 2 ay boyunca bu şekilde yaşayacak.

Bir doktorun teşhis veya tedavi amacıyla hastanın vücudu üzerinde yaptığı kesme, yarma ve dikme işlemlerine ameliyat denir. Ameliyat yani cerrahi müdahale, 1500 sene öncesinden beri aynen kullanılan ve genel bir müdahaleyi ifade eden “cerrahi” kelimesi, ameliyat tekniklerini ve bununla ilgili diğer bilgileri anlatan bir ilimdir. Tıbbi konulardaki eski bilgilerin çoğu ameliyatlar ile ilgilidir. Eski Yunan ve Roma medeniyetlerinin yazmış olduğu eserlerde, o zamanlar yapılan basit ameliyatlardan bahsedilmektedir.
Tam olarak ameliyatın kim tarafından bulunduğu bilinmese de ameliyatın yada cerrahinin tarihi Paleolitik Neandertal ve Homo Sapiens fosilleri ve iskeletlerine kadar dayanmaktadır aslında. Mısırlılar mumyalama yapmak için anatomi bilgisine sahipti ve bir cesetin mumyalanması için ilk olarak hızlı çürüyen iç organları çıkartırlardı.Ancak Mısır’da cerrahi yaralar, kırık kemiklerin tedavisi, çıbanlar ve abseler gibi küçük ceraahi operasyonlarla sınırlı kalmıştır. Eski Mısırlıların, dikiş ve koterizasyon yaptığı ve Problar, testereler, forseps, neşter ve makas gibi cerrahi aletler kullandığı biliniyor.

Yunan ve Romalılar, Trocar adı verilen kalın, içi delikli iğnelerle karın ve göğüs boşluklarında toplanmış sıvıları boşaltıyorlardı. Müslüman doktorlardan Zekeriyya Razi ve Ali bin İsa el Kehhal; göz ameliyatını fenni usullerle ilk defa yapan hekimlerdir.Endülüs alimi Ez-Zehravi, otuz ciltlik tıp ansiklopedisinde çeşitli ameliyat tekniklerini ve aletlerini tarif edip, çizerek “Cerrahinin Babası” ünvanını almıştır.Ameliyatı yapan doktora genel olarak “cerrah” veya “operatör” denir. Ameliyat, başlı başına bir ihtisas işidir ve aynı zamanda büyük tecrübe ve görgü gerektirir. Defalarca ameliyatlarda bulunmayan ve bu konuda ihtisaslaşmayan bir hekim basit müdahaleler dışında yalnız başına ameliyat yapamaz.Genel olarak apse, çıban açılması, fazla derin olmayan kesik, sıyrık ve yaralanmaları dikmek her hekimin rahatlıkla yapacağı işlemlerdir.
Bunlara ameliyat değil, “küçük cerrahi müdahale” adı verilir. Ameliyatlar tatbik edildiği organlara göre hayati önem arzederler. Bir mide ameliyatında ölüm oranı yüzde beş ise, beyin ameliyatlarında bu oran yüzde 30-60 olabilmektedir.

Tıbbın bütün çalışmalarına ve ilerlemiş teknolojisine rağmen ameliyatta ölüm tehlikesi (mortalite) her zaman için mevcuttur. Cerrahlar için basit ameliyatların başında apandisit, mide ameliyatları, safra kesesi ameliyatları gelir. Kemik ameliyatları, kalp, akciğer ve beyin ameliyatları büyük güçlük arz ederler. Yakın zamana kadar genel cerrahi alanı içinde sayılan birçok cerrahi dallar ayrı birer uzmanlık alanı haline gelmiştir. Bunlar arasında estetik cerrahi, kalp-damar cerrahisi, ortopedi, çocuk cerrahisi, beyin cerrahisi vb. sayılabilir.Ameliyatlarda genel prensip mümkün olduğu kadar asıl organ ve dokulara zarar vermeden ve en az miktarda yapay malzeme kullanarak yapmaktır. Ameliyat yapılacak organın durumu; ameliyatın şeklinde ve ameliyat sonrasında kötü sonuçların ortaya çıkmasında çok büyük önem taşır.Bu sebeplerden dolayı bir ameliyattan önce, bir değil bir kaç cerrahın fikir birliğinin olması gerekir. Her ameliyatı mümkün olduğu kadar o konuda ihtisaslaşmış merkezlerde yaptırmalıdır.Zamanımızda çocuk cerrahisi ve yaşlılar cerrahisi, habis hastalıklar cerrahisinde uzmanlaşmış cerrahlar yetişmektedir. Her cerrah belli bir daldaki ameliyatları defalarca yapmak suretiyle bu sahada uzmanlaşmakta ve böylece ameliyatlardaki ölüm oranı giderek düşmektedir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ